Her gün çay içersek ne olur? Kardiyobey anlatıyor!
YouTube transcript, YouTube translate
A quick preview of the first subtitles so you know what the video covers.
Çay, su yerine geçmez. Akşam saat 9'dan sonra, 10'dan sonra çay tüketmemek lazım. Çayın faydalı kısmı ilk 45 dakikası. Siyah çayda, bilinenin aksine kafenin içeriği yeşil çaya göre daha fazla. Muhammed hocam hoş geldiniz. Hoş bulduk Kübra, nasılsın? İyiyim, siz nasılsınız? Teşekkür ederim. Bugün ne soracaksın? Bugün ne soracağım, konum geniş... Sabahları kahvaltılarımızın yanında olmazsa olmazımız çay. Çay, evet... Çay içiyoruz. Çay içmeyi seven bir ülkeyiz. Çayın Türkiye'deki tarihi, Türkiye'de günde ne kadar çay tüketildiği ile bir başlayalım isterseniz. Aslında çayın tarihçesine gitmek lazım... Çayın keşfi aslında bir Çin imparatoruna dayanıyor. Milattan önce 2700 yıllar olması lazım... 2.700'lü yıllarda bu Çin İmparatoru sıcak su içerken bu sıcak suyun içerisine düşen çay yapraklarının aromasıyla olan bu suyu içtiğinde, aslında sadece içtiği suyun içine yaprak düşüyor. Ve imparator bu aromayı beğeniyor ve bunu işlemeye karar veriyor. İşlemeden de kastımız yaprakların kurutulması. Yapraklar kurutulup çay yapılıyor. Çin zaten bitki çaylarının çok yoğun bir şekilde tüketildiği bir yer. ''Bunun da çayı yapılsın'' diyor. Bu bitki çayı oksitlenmemiş olarak tüketildiğinde buna yeşil çay deniyor; oksitlenmiş olarak tüketilince bunlar da siyah çay oluyor. Aslında yeşil çay ve siyah çay ikisi de aynı bitkiden üretiliyor. Camellia sinensis adlı bir bitki. Aslında bitkisi aynı. Ama buna hava değince kararıyor zamanla ve çay siyahlaşıyor. Ama kararmadan bunu işlerseniz bu yeşil çay olarak kalıyor. Yeşil çay ile siyah çayın aslında birbirinden çok ciddi farkları yok; bazı ufak tefek farkları var. Çay ülkemize ise 1500'lü yıllarda, 1600'lü yıllarda giriyor.