Esaret 489. Bölüm | Redemption Episode 489
YouTube transcript, YouTube translate
A quick preview of the first subtitles so you know what the video covers.
[Müzik] He. e [Müzik] [Müzik] [Müzik] [Müzik] [Müzik] Orhun bey. Bey, orada mısınız? Gereken neyse yapılsın. Biz yapmaya çalışıyoruz ama maalesef Afife Hanım reddediyor. Acısını dindirecek ilaçları bile. Kendi seçimi. Gereken neyse yapın. Kötü bir haber mi? Kahveni soğutma. Sahrancığım sen Behya ablana bak. Sana kek yapacaktı. Tamam baba ben şimdi kek yemeye gideceğim ama sonra geleceğim. Sakın beni merak etme tamam mı? Tamam kızım. Neler olduğunu söyler misin? Bizi ilgilendiren bir durum yok. Ameliyat yapılamıyormuş. Tümör beyin sapına kadar [Müzik] sıçramış. Ama o zaman bir ya da iki yıl ömrü kalmış. Durum bu. Ama benim bir dosyaya bakmam lazım. [Müzik] Ne kadar da şirinsin sen. Geber. Seni. Abi ne yapıyorsun burada? Ne işin var? Ya aklını peynir ekmekle mi yedin kızım sen? Kafan her attığında silahı kapı buraya mı geleceksin? Başka çarem yok abi. O kız ölmeli. Yoksa yoksa ne Ece? Yoksa ne?